özel öğrenme güçlüğü e-sempozyumu hakkında

Ömer Hocamızı sempozyumda dinleyince okuma yazma süreci ile ilgili aynı endişeleri taşıdığımızı gördüm.
1.sınıflar için öğretmenlerin aceleci tutumu birçok özel öğrenme güçlüğü yaşayan bunun farkında olmayan daha tanı bile almamış (ilerde alacak )çocukları hızlı bir süreçle duygusal olarak kötü bir yere hapsediyor.Aileler de çocuğun öğrenemediği gerçeğini ikinci dönemin sonunda bazen de 2. veya 3.sınıfta akademik olarak sınıftan çok geride kaldığında fark ediyor.Çocuk Ram ‘a yönlendiriliyor ve sonrasında çocuğun tanı süreci başlıyor.Bazen öğretmenler bekleyelim diyor yönlendirmek için ,hiçbir şey yapmadan sadece beklemek çocukta neyi değiştiriyor?
Tanı alıyor ne oluyor?
Sınıf öğretmeni özel öğrenme güçlüğü yaşayan öğrenciyle nasıl ilgileneceğini biliyor mu?
Disleksi nedir diye sormuştu bana bir öğretmen .Daha kavramın adını duymamış öğretmen çocuktaki durumu erkenden fark edebilir mi?
Hemen müdahaleye tepki modelince çalışma planlaması yapabilir mi?
YOksa sınıftaki çoğunluğun ilerlemesini merkeze alarak geride kalanları göz ardı edebilir veya topu aileye atabilir mi?
Hatta bazı öğretmenler çocuktaki özel öğrenme güçlüğünü belirtilerden kestirebildiğini düşünerek özel bir kuruma bile yönlendiriyor ve öğrenci oradaki öğretmenlerin çabası ile ilerlemeye çalışıyor .Sınıfa geldiğinde ise geride kalmanın verdiği motivasyon eksikliği ile derslerden soğuyor.
İlk okuma yazma sürecinin ciddi ve uzun olduğu kanaatindeyim.
İlk seslerde hissettirme üzerinde duruluyor bir süre sonra otomatiğe bağlanmış gibi bir haftada iki üç ses harf bile verilmeye başlanıyor.Her öğrencinin farklı öğrenme stili olabilir,aynı sürede öğrenemeyebilir.Ne yazık ki sınıfta hızlı olan kazanıyor, yavaş olan kaybediyor.
Okul öncesi sonrası birinci sınıf öğretmenleri süreci çok detaylı planlamalı ,öğrencilere dikkat,görsel algı,hafıza çalışmaları ,koordinasyon gerektiren çalışmalar ,fiziki etkinlikler bolca yaptırılmalı.Öğrencilerle ilgili fikir sahibi olduktan sonra okuma yazma sürecine başlamalı.

MEB öğretmenleri programı yetiştirme derdinden uzaklaşıp öğrencileri merkeze almalı.Her öğrenci mühim, biri iki adım atarken biri bir adım atacak biri belki adım bile nasıl atılır rehberliğe ihtiyaç duyacak.

Bir cevap yazın