Öğretmenim artık

ÖĞRETMENLİK

Bir kış günü başladım göreve.Kırk iki kişilik ,fiziksel olarak da okulun en büyük sınıfındayım.İlk zamanlar okula varana kadar çok üşüyordum yine de öyle heyecanlı öyle mutluydum ki hiçbir şey gözüme gözükmüyordu.Benim üslubum çok naif kaldı o ortama bazıları şiddet uygulanarak durabiliyordu ve ben asla şiddeti savunmuyordum. .Sınıfın yarısı kız yarısı erkekti.Oğullarımın öğrenmeye dair güdülenmeleri zayıf,kızlarımınki ise onlarınkinden daha fazla idi.Benden önceki hikayeleri benim öğretmenlik serüvenimi negatif yönde etkiledi.İki ayrı sınıfın norm nedeniyle birleştirilmesi ,iki sınıfın birbirini etiketlemesi,birbirlerini istememesi sınıf atmosferi oluşmasını engellemiş.Benden önceki öğretmenin erkek öğrencilerle fazla ilişki kurması kız öğrencileri göz ardı etmesi de sınıfa aidiyet konusunda cinsiyet ayrımı da oluşturmuş ve ben bunları bilmeden heyecanla göreve başladım.Sınıf yönetimi konusunda ,disiplin ve kurallar oluşturmada çok zorlandım.Ders anlatmak çok güçtü.Sınıfta üç kaynaştırma öğrencim(ki kaynaştırma ile ilgili hiç bilgim yoktu o günlerde)ondan fazla okuma yazmada zorlanan öğrencim vardı.
Sınıfa masa aldım ,çocuklara tatil kitapları aldım ,dolap eskiydi kapladım çocuklarla devamlı iletişime geçmeye çalıştım ama başarılı olamadım.Tek başarım kız öğrencilerimi kabuğundan çıkarmak oldu.Birkaç ay sonra istifa etmeye karar verdim.Başarılı olamamak ,çocuklara faydalı olamamak beni mahvediyor ,gözyaşlarına boğuyordu.
Sonra içlerinden bana bağlanan ,olumlu katkıda bulunabildiğim öğrenciler sayesinde o çocuklarla bir buçuk yıl geçirdim.
Şu anki deneyimim olsa okula ilk atandığımda en kalabalık sınıfın deneyimli hocalardan birine verilmesini rica ederdim.Sözleşmeli olduğum için danışman öğretmenim de yoktu.Deneyimli öğretmenlere durum anlatır,destek isterdim.Sosyal medyadan kaynaştırma ile ilgili eğitim almak için birçok yere e-posta atmıştım.Belki üniversitelerdeki hocalara danışırdım.Velilerden daha çok destek isterdim.İdarenin yeni öğretmeni en zor gruba vermeden bana genel bilgiler vermesini isterdim.
Ama vazgeçmezdim,gözyaşı yerine daha çok çabalardım ,enerjimin düşmesine izin vermezdim.Her öğrencinin kendi düzeyinde ilerlemesi için uğraşır,hepsinin de 4.sınıf seviyesini yakalama gibi bir dert edinmezdim.Kaynaştırmalarımın okuma yazma becerisini kazanması için farklı yöntemler denerdim.
Kısacası o günkü ben acemi idi şu anki benle o günlerde tekrar başlamak isterdim.Çocuklarımın o kasabadan çıkıp hayattaki yeniliklerden,daha iyi şartlardan haberdar olması ancak okuma ile mümkündü.Bunun farkında olan da sınıfta tek bendim.O zamanki şartlara boyun eğmemelerini istemek ve onların motivasyon eksikliğini görmek bana çok ağır geldi.
Öğretmen yetersiz kaldığı yerde bir başkasına danışmaktan çekinmemeli veya bir başka öğretmen “O onun kendi sınıfı,karışamam” dememeli ,gerekirse destek olmalı.
Çünkü bizim elimizden makine değil insan geçiyor.O günler de daha gelmiyor.Yeni arkadaşlara tavsiyem her şeyin bir yolu vardır yeter ki arayın.

Bir cevap yazın