Dostluk

Bir dost edindiğinizi düşünün.
Siz ona özelinizi açar,dertlerinizi,eksiklerinizi,hatalarınızı çekinmeden paylaşırsınız.Onun da size dair eleştirilerine kulak verir.Onun yaptıklarında art niyet aramaz,hep bir gerekçe uydurursunuz.
“Ama öyle biri değil,şundan ötürü şöyle davranmıştır,yok kötü hareketler yapmaz.”gibi….
Hatta başka ortamlarda siz yokken size dair olumsuz eleştiriler yaptığını söylediğinde yine mazur görürsünüz.Bir kere dost dediniz ya kızmak istemezsiniz ,iyi niyetinden diye düşünürsünüz.
Gün gelir siz onun davranışlarında değişimler görmeye başlayınca yakınmalarınız başlar.Acaba hatam mı var ,ben ne yaptım ki diye hayıflanırsınız.Bu hayıflanmaları da ortak arkadaşlarınıza yaparsınız onunla aranızda mesafe oluştuğunu görmenin ağırlığından ne yapacağınızı bilemezsiniz.Yine de kötü bir şey demezsiniz.Ortak arkadaş dedikleriniz sizin sözlerinizi taşımış ve dostunuzla bilmediğiniz konuşmalar gerçekleşmiştir.
Siz neden benimle ilgili onlarla konuşuyorsun demezsiniz dostunuza,ama o der “Neden benimle ilgili onlarla konuştun?”
Laf taşıyanların samimiyetine inanır da dost dediğiniz size inanmaz.
Doğru olduğunuz için dokuzuncu köyden de kovulmuşsunuzdur.Ortak arkadaş dedikleriniz değerli hale gelmiş,siz bir kenara itilmiştirsiniz.
Bu noktada kendinizi tartma vaktiniz gelmiştir.
Hatalarınızı bir bir sıralarsınız ve daha yapmamaya çalışırsınız.
DOST diyebilmek için hemen kollarınızı açmazsınız.Karşıdakini davranış,tutum ve niyet bakımından sorgulamaya başlarsınız.
Çünkü zamanında gözünüzü kulağınızı kapattığınız durumlar yüzünden kişiler sizin basit olduğunuzu düşünür,gözden çıkarır kolayca.Zamanında size uymayan hareketlerde net durmadığınız için, sevginiz nedeniyle tepki vermediğiniz için bir kez daha şefkat tokadı yer kendinize gelmeye çalışırsınız.
En büyük hatanızın da birinin hareketlerinde farklılık hissettiğinizde onunla konuşmak yerine çevreye dert yanmak ,çözümü başkalarında aramak olduğunu görürsünüz.Herkesi iyi niyetli kabul etmenin cezasını çekersiniz.Biri gelip de size bir yakını ile yaşadığı olayı anlattığında doğru çözümü bulmaya çalışırken ,aklınıza hiç gelmez lafları taşımak!Başkalarını da kendiniz gibi zannedersiniz.Onların da size çözüm bulmak için çabaladığını zanneder,daha da çok açılırsınız.Konuşmak rahatlatır diye konuşur da konuşursunuz onun nerelere çekip ,kimlere götüreceğini bilseniz konuşur muydunuz!!!!
Bir hocamın dediği gibi sosyallik gönüllülük esaslıdır.Kişiler istiyorsa sizden uzak durabilir bu da en doğal hakları.Kimseyi zorla hayatınızda tutmaya uğraşmayın,çabaladıkça onların gözünde bir pul kadar değeriniz olmuyor.
Ne yazık ki kaçan kendini kıymetli görür hep,kovalayanın çabası da beyhude.

Yine de doğru bilmeseler bile sizi, siz doğru olun,vicdanınız rahat olsun.Kişinin vicdanı onun susmayan sesi.O size kötü biri olmadığınızı söylüyorsa rahat bir nefes alın.
Yanlış anlamaların yanlış anlaşılmaların olduğu bir dünyada kolay kolay sağlıklı iletişim kurabileceğinizi de sanmayın.İNSAN Çok boyutlu bir varlık.Kendi imtihan olurken,yanındakileri de imtihan ediyor.UNUTMAYIN!!!!

Bir cevap yazın